Emir
New member
Aşırı Koruyucu Aile: Anne, Baba, Hangi Çözümleri Buldular?
Merhaba forumdaşlar! Bugün bir konuyu ele alacağız ki, sizde de kesinlikle bir yerlerde tanıdık bir his uyandıracak: Aşırı koruyucu aileler! Evet, evlerimizde sürekli olarak bizi balon gibi sarıp sarmalayan, sokakta yürürken her an başımıza bir şey geliyormuş gibi davranan o tatlı ama bazen bunaltıcı ailelerden bahsediyorum. Hepimizin hayatında az ya da çok yer etmiş bu konuyu şimdi biraz eğlenceli bir bakış açısıyla inceleyelim.
Hadi başlayalım! Hem sizin de tanıdık bir aile bireyi olabilir, arada bir gülüp rahatlayalım!
Erkekler ve Çözüm Odaklı Yaklaşımları: Misyonumuz Korumak!
Erkekler, her zaman çözüm odaklıdır. Bu çok bilinen bir gerçek! Her ailede "babalar, çocukları korumak için stratejiler oluşturur, akıl verir, çözüm üretir" modundadırlar. Örneğin, bir baba çocuğuna "Birinci kural: Asla sokakta koşma! Evet, belki oynaman lazım ama önce bir plan yap, yere düşmemek için seni eğitiyorum." demeyi başarır.
Bu tür korumalar, neredeyse bir askeri strateji gibi olabilir. "Baba, sadece markete gidip geliyorum, ne korkunç bir tehlike olabilir ki?" dediğinizde size bir süreliğine "Sen gençsin, anlayamazsın" moduna geçerler. Yani, bir baba açısından bu çok basit bir şey değildir. Şu an size anlatmaya çalıştığı, yılların deneyimiyle yoğrulmuş, donanımlı bir koruma planıdır. Çocuğun kafası karışabilir ama babalar kesinlikle emin oldukları bir konuda sizi asla yalnız bırakmazlar. "Düşersen kendini nasıl savunacağını düşün, çok hızlanma!" Peki ama hızlanarak gitmek neden bu kadar tehlikeli, değil mi?
Ayrıca, çocukları dış dünyadan korumak için bir stratejinin olmazsa olmazlarından biri de eve döndüğünüzde size "Oğlum, kızım, hemen ellerini yıka!" cümlesinin söylenmesidir. Anladık baba, mikrop her yerdedir. Ama gerçekten mikrop, o kadar yerden size geliyor olmalı ki, el yıkamak bir askeri operasyon gibi düşünülüyor!
Kadınlar ve Empatik Yaklaşımları: Kalp Koruma Şirketi!
Peki ya anneler? Onlar tam bir kalp koruma şirketi gibidirler. "Hadi canım, senin için hiçbir şey imkansız değil!" diyerek gülümseseler de bir yandan çocuklarının başına gelecek her türlü "küçük aksilikten" paniklerler. Annelerin aşırı koruyuculuklarına genelde "empati" damgası vurulur. Sadece "duygusal bağ" kurma değil, aynı zamanda her zaman sizin ruh halinizi anlama amacı da taşırlar.
Annenin koruyuculuğu bazen biraz daha farklıdır. Çocuğunun başına gelebilecek her türlü felaketi öngörüp, asla risk almak istemezler. "Sokakta oynarken düşersin" dedikleri an, aslında bir içsel kriz yaşanıyordur. Yani çocuklarına zarar gelmemesi için her şey yapılabilir. Yola yeni adım atan çocuğunu "Hadi ama be, sen takılma!" diyerek elinden tutmak, ama bir yandan da o sokakta bir araba olacak mı diye düşünmek! Tam anlamıyla bir kaygı patlaması.
Örneğin, anneler yolda gördüğünüz bir çatlak taş parçasına bile "Düşme!" diye müdahale ederler. Hangi taş, hangi çatlak? Gerçekten çok dikkatli olmanızı isteyen birinin gözlerinden bunu okumak kolaydır.
Ve tabii bir de "Neden dışarıda kalabalık var, insanlar seni görebilir!" diyen annelerimiz vardır. Her adımda güvenliğinizi en üst düzeyde tutmaya çalışırlar, ama bunun evrensel bir çözümü yoktur. Çünkü dünya kalabalık bir yer ve anneler hep güvende kalmanızı ister.
Aşırı Koruyucu Ailenin Taktikleri: Bazen Komik, Bazen Ciddi!
Bir ailede koruyucu olmak hem bazen komik, bazen de fazlasıyla ciddidir. Mesela, işten eve dönerken "Dışarıda yağmur yağıyor, şemsiyeni al!" diyen biri varsa, hemen anlayın ki: Aşırı koruyucu bir aile var. “Ama biz burada 30 saniyede varacağız, şemsiyeye gerek yok” dediğinizde, "Olsun, ne olursa olsun!" diyerek sizi o şemsiyeyi almaya zorlayacaklardır. Yağmur sadece birkaç damla bile olsa, bu tedbir kesinlikle alınmalıdır!
Bazen, içinden çıktığınızda “Bunu başıma gelen en komik şeydi!” dediğiniz durumlar yaşanır. Örneğin, bir kuzeninizin “Aşkım sana biraz daha giysi giydirsem mi, burası bayağı soğuk?” dediğini duymak; ama sabahları eve giderken "Bak, tişörtün biraz kısa ama soğuk olmayabilir!" diyen bir baba bulmak, insanı gerçekten gülümsetebilir.
Bir Aile Çözüme Ulaşabilir mi?
Tabii ki de herkesin bildiği gibi, aşırı koruyuculuk aileyi bir arada tutma aracı olsa da bazen pek çok gülümsetici anıya yol açabiliyor. Hadi ama, sizce de bu kadar yoğun kaygıyla korunuyor olmak biraz fazla değil mi? Aslında sadece "başarı" dolu bir öneriyle birlikte gülümseseniz bile, koruyucu aileniz size 15 farklı çözüm önerisiyle gelir. "O zaman ne yapacağız?" diye sorulduğunda ise aileden biri hep şöyle der: "Hayatım, sana iyi bir tavsiye veriyorum, ama sonuçta bir karar senin!"
Bu konuda bir türlü çözüm bulamadığınızda, en iyi yol bir arada vakit geçirmek ve koruyucu aile üyelerinize bazen kendinizin ne kadar güvende hissettiğinizi, onların güvenliğini nasıl artırabileceğinizi anlatmak olacaktır.
Sizce aşırı koruyucu olmak, korumacılığın ötesine mi geçiyor? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın!
Peki, forumdaşlar, aşırı koruyucu aileler hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Kendi deneyimlerinizi, eğlenceli hikayelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz? Yorumlarda buluşalım!
Merhaba forumdaşlar! Bugün bir konuyu ele alacağız ki, sizde de kesinlikle bir yerlerde tanıdık bir his uyandıracak: Aşırı koruyucu aileler! Evet, evlerimizde sürekli olarak bizi balon gibi sarıp sarmalayan, sokakta yürürken her an başımıza bir şey geliyormuş gibi davranan o tatlı ama bazen bunaltıcı ailelerden bahsediyorum. Hepimizin hayatında az ya da çok yer etmiş bu konuyu şimdi biraz eğlenceli bir bakış açısıyla inceleyelim.
Hadi başlayalım! Hem sizin de tanıdık bir aile bireyi olabilir, arada bir gülüp rahatlayalım!
Erkekler ve Çözüm Odaklı Yaklaşımları: Misyonumuz Korumak!
Erkekler, her zaman çözüm odaklıdır. Bu çok bilinen bir gerçek! Her ailede "babalar, çocukları korumak için stratejiler oluşturur, akıl verir, çözüm üretir" modundadırlar. Örneğin, bir baba çocuğuna "Birinci kural: Asla sokakta koşma! Evet, belki oynaman lazım ama önce bir plan yap, yere düşmemek için seni eğitiyorum." demeyi başarır.
Bu tür korumalar, neredeyse bir askeri strateji gibi olabilir. "Baba, sadece markete gidip geliyorum, ne korkunç bir tehlike olabilir ki?" dediğinizde size bir süreliğine "Sen gençsin, anlayamazsın" moduna geçerler. Yani, bir baba açısından bu çok basit bir şey değildir. Şu an size anlatmaya çalıştığı, yılların deneyimiyle yoğrulmuş, donanımlı bir koruma planıdır. Çocuğun kafası karışabilir ama babalar kesinlikle emin oldukları bir konuda sizi asla yalnız bırakmazlar. "Düşersen kendini nasıl savunacağını düşün, çok hızlanma!" Peki ama hızlanarak gitmek neden bu kadar tehlikeli, değil mi?
Ayrıca, çocukları dış dünyadan korumak için bir stratejinin olmazsa olmazlarından biri de eve döndüğünüzde size "Oğlum, kızım, hemen ellerini yıka!" cümlesinin söylenmesidir. Anladık baba, mikrop her yerdedir. Ama gerçekten mikrop, o kadar yerden size geliyor olmalı ki, el yıkamak bir askeri operasyon gibi düşünülüyor!
Kadınlar ve Empatik Yaklaşımları: Kalp Koruma Şirketi!
Peki ya anneler? Onlar tam bir kalp koruma şirketi gibidirler. "Hadi canım, senin için hiçbir şey imkansız değil!" diyerek gülümseseler de bir yandan çocuklarının başına gelecek her türlü "küçük aksilikten" paniklerler. Annelerin aşırı koruyuculuklarına genelde "empati" damgası vurulur. Sadece "duygusal bağ" kurma değil, aynı zamanda her zaman sizin ruh halinizi anlama amacı da taşırlar.
Annenin koruyuculuğu bazen biraz daha farklıdır. Çocuğunun başına gelebilecek her türlü felaketi öngörüp, asla risk almak istemezler. "Sokakta oynarken düşersin" dedikleri an, aslında bir içsel kriz yaşanıyordur. Yani çocuklarına zarar gelmemesi için her şey yapılabilir. Yola yeni adım atan çocuğunu "Hadi ama be, sen takılma!" diyerek elinden tutmak, ama bir yandan da o sokakta bir araba olacak mı diye düşünmek! Tam anlamıyla bir kaygı patlaması.
Örneğin, anneler yolda gördüğünüz bir çatlak taş parçasına bile "Düşme!" diye müdahale ederler. Hangi taş, hangi çatlak? Gerçekten çok dikkatli olmanızı isteyen birinin gözlerinden bunu okumak kolaydır.
Ve tabii bir de "Neden dışarıda kalabalık var, insanlar seni görebilir!" diyen annelerimiz vardır. Her adımda güvenliğinizi en üst düzeyde tutmaya çalışırlar, ama bunun evrensel bir çözümü yoktur. Çünkü dünya kalabalık bir yer ve anneler hep güvende kalmanızı ister.
Aşırı Koruyucu Ailenin Taktikleri: Bazen Komik, Bazen Ciddi!
Bir ailede koruyucu olmak hem bazen komik, bazen de fazlasıyla ciddidir. Mesela, işten eve dönerken "Dışarıda yağmur yağıyor, şemsiyeni al!" diyen biri varsa, hemen anlayın ki: Aşırı koruyucu bir aile var. “Ama biz burada 30 saniyede varacağız, şemsiyeye gerek yok” dediğinizde, "Olsun, ne olursa olsun!" diyerek sizi o şemsiyeyi almaya zorlayacaklardır. Yağmur sadece birkaç damla bile olsa, bu tedbir kesinlikle alınmalıdır!
Bazen, içinden çıktığınızda “Bunu başıma gelen en komik şeydi!” dediğiniz durumlar yaşanır. Örneğin, bir kuzeninizin “Aşkım sana biraz daha giysi giydirsem mi, burası bayağı soğuk?” dediğini duymak; ama sabahları eve giderken "Bak, tişörtün biraz kısa ama soğuk olmayabilir!" diyen bir baba bulmak, insanı gerçekten gülümsetebilir.
Bir Aile Çözüme Ulaşabilir mi?
Tabii ki de herkesin bildiği gibi, aşırı koruyuculuk aileyi bir arada tutma aracı olsa da bazen pek çok gülümsetici anıya yol açabiliyor. Hadi ama, sizce de bu kadar yoğun kaygıyla korunuyor olmak biraz fazla değil mi? Aslında sadece "başarı" dolu bir öneriyle birlikte gülümseseniz bile, koruyucu aileniz size 15 farklı çözüm önerisiyle gelir. "O zaman ne yapacağız?" diye sorulduğunda ise aileden biri hep şöyle der: "Hayatım, sana iyi bir tavsiye veriyorum, ama sonuçta bir karar senin!"
Bu konuda bir türlü çözüm bulamadığınızda, en iyi yol bir arada vakit geçirmek ve koruyucu aile üyelerinize bazen kendinizin ne kadar güvende hissettiğinizi, onların güvenliğini nasıl artırabileceğinizi anlatmak olacaktır.
Sizce aşırı koruyucu olmak, korumacılığın ötesine mi geçiyor? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın!
Peki, forumdaşlar, aşırı koruyucu aileler hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Kendi deneyimlerinizi, eğlenceli hikayelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz? Yorumlarda buluşalım!