Hoovering narsist ne demek ?

Defne

New member
Hoovering Narsist Ne Demek? Kendi Deneyimimden ve Kanıtlardan Yola Çıkan Eleştirel Bir Bakış

Bu başlığı açarken biraz duraksadım. Çünkü “hoovering” kelimesiyle ilk karşılaştığımda, yaşadıklarımı adlandırabildiğim için rahatlamış ama aynı zamanda rahatsız edici bir netlik de hissetmiştim. İlişki bitmişti sanıyordum; araya mesafe girmiş, sessizlik olmuştu. Tam toparlanmaya başlamışken bir mesaj, bir “tesadüf”, bir özür ya da geçmişten sıcak bir anı hatırlatması geldi. O an bunun iyi niyetli bir temas mı yoksa başka bir şey mi olduğunu ayırt edememiştim. Zamanla, bunun bir “geri çekme” değil, bilinçli ya da yarı bilinçli bir geri çağırma olduğunu fark ettim. İşte bu noktada hoovering kavramı anlam kazandı.

Hoovering Nedir? Kavramın Psikolojik Kökeni

Hoovering, adını elektrikli süpürge markasından alır ve mecazi olarak “kişiyi tekrar içine çekme” anlamına gelir. Psikoloji literatüründe özellikle narsistik kişilik örüntüleriyle ilişkilendirilir. Klinik anlamda Narsistik Kişilik Bozukluğu (NPD) tanısı alan ya da narsistik özellikler gösteren bazı bireylerin, ilişki bittikten sonra eski partneri yeniden temas içine çekmek için kullandığı davranışlar bütününü tanımlar.

Bu davranışlar şunları içerebilir:

– Ani özürler ve pişmanlık mesajları

– “Seni düşündüm” gibi duygusal tetikleyiciler

– Hastalık, kriz veya yalnızlık vurgusu

– Sosyal medyada dolaylı mesajlar

– Geçmişteki güzel anıları romantize eden hatırlatmalar

Burada kritik nokta, bu temasın karşı tarafın iyiliğinden çok, hoovering yapan kişinin duygusal ihtiyacına hizmet etmesidir. Bu ihtiyaç; kontrol duygusu, onay, yalnızlık korkusu ya da benlik saygısını dışarıdan besleme isteği olabilir.

Kanıtlar Ne Söylüyor? Araştırmalar ve Uzman Görüşleri

Hoovering terimi popüler psikolojiyle yaygınlaşmış olsa da, dayandığı mekanizmalar akademik olarak incelenmiştir. Campbell & Foster (2007), narsistik özelliklerin romantik ilişkilerde “yaklaş–kaçın” döngüsü yarattığını; bireyin ilgi gördüğü sürece yakın, ilgi azaldığında manipülatif stratejilerle yeniden bağ kurmaya çalıştığını ortaya koyar.

Klinik psikolog Dr. Ramani Durvasula, hoovering’i narsistik döngünün bir parçası olarak tanımlar: idealize etme, değersizleştirme, terk etme ve yeniden çekme. Bu döngüde hoovering, terk edilme kaygısından çok kontrolün kaybına verilen bir tepkidir.

Burada eleştirel bir nokta da şudur: Her geri dönüş ya da özür hoovering değildir. Kavramın sosyal medyada aşırı genelleştirilmesi, her karmaşık duygusal davranışı “narsistik manipülasyon” olarak etiketleme riskini doğurur. Bu da kavramın gücünü zayıflatır.

Erkekler ve Kadınlar Hoovering’i Nasıl Yaşar ya da Uygular?

Toplumsal cinsiyet rollerinin bu davranışın algılanışını ve uygulanışını etkilediğini inkâr etmek zor. Ancak bu etki tek yönlü değil, bağlama bağlıdır.

Erkeklerde hoovering daha sık stratejik ve çözüm odaklı görünümler alabiliyor. Örneğin; “değiştim”, “terapiye başladım”, “artık daha iyiyim” gibi mesajlar, sorunu çözmüş olma iddiasıyla geri dönüş içerir. Bu, her zaman manipülasyon anlamına gelmez; ancak davranışla desteklenmeyen sözler, hoovering ihtimalini güçlendirir.

Kadınlarda ise hoovering daha çok ilişkisel ve empatik bir dil üzerinden ilerleyebilir. “Seni kırdıysam özür dilerim”, “bağımız çok özeldi”, “seni kimse benim gibi anlayamaz” gibi ifadeler, duygusal bağa seslenir. Bu da yine tek başına narsistik bir strateji değildir; ancak sınırlar ihlal ediliyorsa, eleştirel değerlendirilmelidir.

Önemli olan cinsiyet değil; *niyet, süreklilik ve karşı tarafın sınırlarına saygı*dır.

Hoovering Tartışmasının Güçlü ve Zayıf Yanları

Bu kavramın en güçlü yanı, birçok insanın yaşadığı ama adlandıramadığı bir deneyimi görünür kılmasıdır. Kişiye “yalnız değilsin ve bu bir döngü olabilir” deme gücü vardır. Özellikle duygusal istismar yaşamış bireyler için bu, iyileştirici bir farkındalık sağlar.

Zayıf yanı ise kavramın bazen aşırı genelleştirilmesi ve silahlaştırılmasıdır. Her geri dönüşü narsistik hoovering olarak etiketlemek, insan davranışlarının karmaşıklığını yok sayar. Ayrıca bu etiketleme, karşılıklı hataların ve bağlanma stillerinin konuşulmasını da engelleyebilir.

Kendi Gözlemim: Ayırt Etmeyi Öğrenmek

Benim için fark yaratan soru şuydu: “Bu temas beni güçlendiriyor mu, yoksa tekrar eski döngüye mi çekiyor?” Hoovering çoğu zaman umut verir ama netlik sunmaz. Söz vardır, davranış yoktur. Yakınlık vardır, sorumluluk yoktur. İşte bu çelişki, en önemli ayırt edici işarettir.

Forum İçin Açık Sorular

– Sizce hoovering her zaman bilinçli bir manipülasyon mudur, yoksa bazı durumlarda çaresizlik tepkisi olabilir mi?

– Bir geri dönüşün sağlıklı mi yoksa hoovering mi olduğunu ayırt etmenin en net göstergesi nedir?

– Kavramların bu kadar yaygınlaşması, gerçek narsistik istismarı görünür kılıyor mu yoksa sulandırıyor mu?

Bu başlığı açmamın nedeni kesin cevaplar vermek değil; daha dikkatli, daha kanıta dayalı ve daha adil sorular sorabilmek. Deneyimlerinizi ve itirazlarınızı duymak, bu tartışmayı gerçekten değerli kılar.